DOKTOR HATASI VE TIBBİ UYGULAMA HATASI(MALPRAKTİS) NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI
14 Mart 2024
DOKTOR HATASI VE TIBBİ UYGULAMA HATASI(MALPRAKTİS) NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI

 

Malpraktis davası, doktor, diş hekimi, tıp merkezi, poliklinik, hastane sağlık kuruluşlarının bilgisizliği, deneyimsizliği veya ilgisizliği nedeniyle yanlış teşhis, hatalı tedavi veya eksik bakım hizmeti neticesinde hastanın zarar görmesinden dolayı açılan tazminat davasıdır. Tıbbi müdahalenin hekim tarafından, tıbbi müdahalenin hukuka uygunluğunu sağlayan tüm koşullara uyularak gerçekleştirilmiş olmasına rağmen tıp bilimi ve uygulamasının gerektirdiği tıbbi standarda aykırı gerçekleştirilmişse hekim yaptığı müdahale bakımından sorumluluktan kurtulamayacaktır. Hekimin malpraktis nedeniyle sorumluluğu disiplin, özel hukuk ve ceza hukuku alanlarında söz konusu olabilir.

Tıbbi müdahale sonucunda meydana gelen her kötü sonuç doktor hatası olarak değerlendirilemeyeceğinden dolayı malpraktis tazminat davalarında önemli olan nokta sonucun doktor hatası kapsamında mı yoksa komplikasyon kapsamında mı kaldığıdır. Hekimlerin, hastalarına yönelik tıbbi uygulamalarında kendilerinden beklenen özeni eksik göstermesi sonucunda ise hekimlerin sorumluluğu gündeme gelecektir. Ancak hekimlik mesleğinin riskli doğası gereği her tıbbi girişim kendine özgü riskler ve sapmalar taşımaktadır. Bu çerçevede “izin verilen risk” olarak da adlandırılan komplikasyonlar doktor hatası olarak değerlendirilemez ve hekim açısından kusur olarak atfedilemez. Dolayısıyla hekim, tıbbi müdahale sonucu oluşabilecek her türlü kötü sonuçtan sorumlu tutulamaz.

DOKTOR HATASI MALPRAKTİS TAZMİNAT DAVASINDA GÖREVLİ MAHKEME

Tıbbi müdahalede bulunan hekim ile hasta arasındaki ilişkinin hukuki niteliğine göre malpraktis tazminat davasında görevli mahkemeler değişmektedir. Yukarıda hasat ile hekim arasındaki ilişkinin hukuki nitelendirmesinde ortaya çıkabilecek hukuki nitelendirmelerde açıklandığı üzere;

Hastanın, doğrudan doğruya bağımsız çalışan herhangi bir sağlık kuruluşunda çalışmayan hekime başvurması halinde, hekim ile hasta arasındaki ilişki Yargıtay kararına göre vekâlet sözleşmesi veya tıbbi müdahalenin niteliğine göre eser sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’na göre de vekâlet ve eser sözleşmelerinden doğan davalarda görevli mahkemeler Tüketici Mahkemeleridir.
Hastanın özel hastaneye başvurması halinde ise doktor hatası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davalarında da görevli mahkemeler Tüketici Mahkemeleridir.
Hekimin kamu sağlık kurum ve kuruluşunda çalışması halinde, hekim kamu görevlisi olarak kabul edildiği için hekim hakkında doğrudan dava açılamayıp yalnızca ilgili kamu kuruluşuna idari yargıda tam yargı davası açılabilmektedir ve görevli mahkemeler İdare Mahkemeleridir. Kamu kuruluşuna karşı açılan idari davada hatalı tıbbi müdahaleyi gerçekleştirilen hekime dava ihbar edilir ve hekimin mesleki sorumluluk sigortası bulunuyorsa sigorta şirketine de dava ihbar edilmektedir.
Vakıf üniversitesi ve devlet üniversitesi hastanelerinde meydana gelen doktor hatalarında da görevli mahkeme İdare Mahkemeleridir.
Doktor hatası nedeniyle açılacak olan malpraktis tazminat davasında dava doğrudan hekimin mesleki sorumluluk sigortasına karşı da açılabilir. Bu halde TTK gereği görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir.

DOKTOR HATASI MALPRAKTİS TAZMİNAT DAVASINDA YETKİLİ MAHKEME

Doktor hatası nedeniyle açılacak malpraktis davalarında yetkili mahkeme genel yetki ve özel yetki kurallarına göre değişmektedir.

Genel yetki kuralına göre malpraktis tazminat davalarında yetkili mahkeme davalı hekim veya hastanenin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Hatalı tıbbi müdahalenin uygulandığı özel hastanenin, kamu hastanesinin bulunduğu yer ya da özel muayenehane sahibi olan bağımsız çalışan hekimin yerleşim yerindeki mahkeme yetkili mahkemedir. Davalının birden fazla olması halinde malpraktis tazminat davası, davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkili mahkemedir.
Malpraktis tazminat davasının hekimle hasta arasındaki sözleşme ilişkisinden kaynakladığı hallerde yani davanın tüketici mahkemelerinde açılması halinde HMK md.10 sözleşmeden doğan davalarda yetki başlıklı düzenleme gereği yetkili mahkeme sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de olabilir.
Malpraktis tazminat davasının tüketici mahkemelerinde açılması halinde TKHK md. 73/5 gereği tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesi de yetkilidir.
Malpraktis tazminat davasının haksız fiile dayalı olarak açılması halinde de haksız fiillerde yetkili düzenleyen HMK md. 16 gereği haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

DOKTOR HATASI MALPRAKTİS TAZMİNAT DAVASI ZAMANAŞIMI SÜRESİ

Kamu hastanelerinde çalışan hekimlere karşı hatalı tıbbi müdahaleleri nedeniyle idare mahkemesine hizmet kusurundan kaynaklı malpraktis tazminat davası açılmadan önce zararın ve doktor hatasının öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve herhalükarda olay tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuru yapılması gerekmektedir. İdarenin ilgili başvuruya 30 gün içinde cevap vermemesi halinde veya başvuruyu kısmen ya da tamamen reddetmesi halinde 30 günün bitiminden itibaren veya ret cevabının tebliğinden itibaren 60 gün içinde idari yargıda tam yargı davası açmalıdır.

Malpraktis tazminat davasının vekalet sözleşmesine dayalı olarak özel hastaneler ya da doktorlar aleyhine tüketici mahkemelerinde açılması halinde malpraktis tazminat davasında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Tıbbi müdahalenin niteliğinin estetik, protez gibi uygulamalar olması halinde eser sözleşmesine dayalı olarak özel hastanelere veya doktorlara tüketici mahkemelerinde açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Ancak tıbbi müdahalede doktor ağır kusurlu ise zamanaşımı süresi 20 yıldır.

Tıbbi müdahale hakkında hastaya önceden bilgi verilemeyen hallerde hastadan gerekli izin veya onay alınmadan yapılan tıbbi müdahaledeki doktor hataları vekaletsiz iş görme kapsamında değerlendirileceğinden açılan malpraktis tazminat davasında zamanaşımı süresi 10 yıldır. Haksız fiile dayalı olarak açılacak malpraktis tazminat davalarında ise zamanaşımı süresi zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıldır.

 

 

kemalpaşa miras avukatı
kemalpaşa boşanma avukatı
kemalpaşa işçi avukatı
kemalpaşa tazminat avukatı
kemalpaşa gayrimenkul avukatı
kemalpaşa kira avukatı
kemalpaşa trafik kazası avukatı
kemalpaşa idare avukatı
kemalpaşa sigorta avukatı
Kemalpaşa Ceza Avukatı
kemalpaşa İcra Avukatı
kemalpaşa İş Avukatı
İzmir Boşanma Avukatı
İzmir Tazminat Avukatı
Gayrimenkul Davaları
Tapu İptali ve Tescil Davaları
İzmir Miras Avukatı
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi
Kemalpaşa Ticaret Avukatı
İdare Avukatı
Aile Avukatı
kemalpaşa Nafaka avukatı
Kira Uyuşmazlıkları
İzmir Avukat
Trafik Kazası Avukatı
Kemalpaşa İşveren Avukatı
İzmir işçi avukatı
İzmir Gayrimenkul Avukatı
İzmir Ceza avukatı
İzmir Trafik kazası avukatı
İzmir icra avukatı
İzmir şirket avukatı
Kemalpaşa tüketici avukatı
kemalpaşa sağlık avukatı
Yorum bırakın
TÜM YORUMLAR (0)
Henüz yorum eklenmemiş