İŞVERENİN İŞÇİYE HAKARET VEYA KÜFÜR ETMESİ
Çalışma hayatında yer alan taraflar arasında gerginlik yaşanması doğaldır. Ancak bu gerginliklerin fiziksel ya da ruhsal şiddete dönüşmemesi ya da hakaretle sonuçlanmaması tercih edilir. Buna rağmen işçiye hakaret edilmesi halinde, işçinin hakları nelerdir?
İŞYERİNDE UYULMASI GEREKEN KURALLAR
İşçi, iş sözleşmesine dayanarak ücret karşılığında çalışan kişidir. İş sözleşmesinde iki taraf olup bu taraflardan işçinin görevi işverene bağlı olarak iş görmek, işverenin görevi ise işçiye ücret ödemektir. İşçinin işverene bağlı olması, onun talimatlarını yerine getirmesi, koyduğu işyeri kurallarına uyması demektir. Buna işverenin yönetim hakkı denir.
YÖNETİM HAKKI NEDİR?
Yönetim hakkı; işverenin tek taraflı olarak işin şeklini, zamanını ve usulünü belirleme hakkı olarak ifade edilebilir. Genel çerçeveyi kanunun ve iş sözleşmesinin çizdiği sınırlar içinde işveren, işçiye tek taraflı talimatlar vermek ve bu talimatların işçi tarafından yerine getirilmesini beklemek hakkına sahiptir.
Ama işverene tanınan bu hak, onun sınırsız yetkilere sahip olduğunu göstermez. Hakaret de işverenin hak sınırına dahil olmayan kavramlardan biridir. İşveren işçisine elbette hakaret edemez. Bu işveren-işçi ilişkisinden öte insani ilişkilerin bir gereğidir. Sebebi ne olursa olsun, işçi haksız bile olsa, işverenin ona hakaret etmeye hakkı yoktur.
İŞ KANUNUNDA HAKARET FİİLİ
Bu yasağın yasal altyapısı ise İş Kanununun 24 üncü maddesinde belirlenmiştir. İşçinin haklı nedenle ve derhal fesih hakkının düzenlendiği ilgili maddede; işverenin işçinin veya ailesinden birinin şerefine ve namusuna dokunacak laflar söylemesi, davranışlarda bulunması veya işçiye cinsel tacizde bulunması halinde işçinin iş sözleşmesini sürenin bitmesinden önce ya da bildirim süresini beklemeden feshedebileceği ifade edilmektedir.
İŞÇİYE EDİLEN HAKARETİN İSPATI
Bu durumu kanıtlamak için çeşitli deliller mahkemede öne sürülebilir: Güvenlik kamerası kayıtları, yasaya uygun ses kayıtları, tanıklar vb. Bunların içince tanık kısmı ayrıca önemlidir. Özellikle toplum içinde yapılan hakaret söz konusu olduğunda mahkemede dinletilecek şahitler davanın seyrini değiştirecektir.
HAKARETE UĞRAYAN İŞÇİ NE YAPMALI?
Böyle bir durumla karşılaşan işçi;
Hakaretin yapıldığı tarihten itibaren 6 iş günü içinde, bu hakaret nedeniyle iş sözleşmesini İş Kanununun 24/2-b maddesinde dayanarak feshetmelidir.
Bu fesih bildirimini noter kanalıyla yapması ve fesih nedenini, olayın tarihini açıkça belirtmesi önemlidir.
Hakaretin üzerinden 6 iş günü geçince bu derhal fesih hakkı kanunen sona erer.
İşveren işçinin yüzüne karşı değil de, işçinin arkasından, başka işçilerin yanında işçiye hakaret etmişse 6 iş günlük sürenin işleyişi değişir. Bu durumda 6 iş günlük süre, işçinin bu hakareti her hangi bir yolla öğrenmesiyle başlar. Ama hakaretin üzerinden 1 yıl geçmişse, hiçbir şekilde bu hakaret dayanarak sözleşmesini feshedemez.
İŞÇİYE BAĞRILMASI FESİH SEBEBİ Mİ?
İşçiye işveren tarafından bağrıldığında, bunun haklı fesih sebebi olup olmadığı tartışmalıdır. Yargıtay bazı kararlarında bağırmayı haklı fesih sebebi sayarken, bazı kararlarında tek başına fesih için yeterli bulmamaktadır.
Kanaatimizce; işverenin işçiye bağırmasının niteliğini değerlendirmek gerekir. İşçiye hakaret boyutuna varan, onu topluluk önünde rencide eden ve ağır sonuçlar doğuran bağırma fesih sebebi olsa bile; işverenin salt bağırma eylemi her zaman işçi için haklı nedenle fesih sebebi olmaz. Buna ilişkin Yargıtay kararlarını aşağıda bulabilirsiniz.
SONUÇ
İşçiye hakaret edildiğinde, bu önemli bir sorun olsa da her zaman haklı nedenle derhal fesih sebebi (kıdem tazminatı alarak işten derhal ayrılma) değildir. Aşağıdaki senaryolara göre bir sonuca varmak daha doğru olur:
İşçiye bizzat işveren ya da işveren vekili tarafından hakaret edilmişse, bu durum net bir şekilde haklı fesih sebebidir.
İşçiye hakaret eden bir başka işçi ise, işçi sırf bu nedenle haklı fesih yapamaz. Bu durumdan işvereni haberdar eder ve işveren gerekli tedbirleri almazsa, ancak o zaman haklı fesih yapması mümkün olur.
Hakaret nedeniyle fesih yapmayı düşünen işçi, bu fesih nedeniyle işverenle mahkemelik olursa, davada kararı etkileyecek en önemli hususun bu hakaretin ispat edilmesi olacağını unutmamalıdır. Yukarıdaki Yargıtay kararlarından da görüleceği üzere, hakaret iddiasını ispatlayamadıktan sonra, işçinin davayı kazanması çok zor olacaktır.